Küremsi Örümcek

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Polonya

Theriididae familyasına dahil olan bu örümcekler, ince bacaklı, telleri düzensiz ve geniş aralıklı olan ağlar ören bir örümcek türüdür. Örümcek ağı evrimcilerin asla açıklayamadıkları çok büyük bir sanat eseridir. Milyonlarca yıldır yaşayan örümceklerin hepsi,    Allah’ın onlara bahşettiği bu olağanüstü kabiliyetle var olmuşlardır. Bu durum örümceklerin de diğer canlılar gibi asla evrim geçirmediklerini göstermektedir. 50 milyon yıllık fosil, bu gerçeğin çok açık bir delilidir.

Elateridae (Takla Böceği)

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Polonya

Elateridae familyasından olan bu böcekler, 2030 cm yüksekliğe kadar sıçrayıp ters dönebilir ve bu esnada "çıt" diye bir ses çıkarırlar. Genellikle otlak ve çalılık alanlarda bulunurlar. Tehlike anında bacaklarını ve antenlerini kendilerine doğru çekerek, yerde tehlikenin geçmesini beklerler. Fosil kayıtları bu canlıların on milyonlarca yıl boyunca hiç değişmediklerini ortaya koymuştur.

Evrimciler yıllar boyunca sahte deliller üreterek insanları aldatmaya çalışmış, ancak bunda başarılı olamamışlardır. Çünkü bilimsel araştırmalar bu sahte delilleri geçersiz kılmış, gerçek deliller ortaya koyarak canlıların evrim geçirmediklerini ispat etmiştir.

Ağustos Böceği Larvası

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Polonya

Her yeni bulgu, canlıların başka canlılardan türemediklerini ve aşamalı olarak evrimleşmediklerini, Allah tarafından eksiksiz bir şekilde yaratıldıkları gerçeğini bir kez daha ortaya koymaktadır.

Resimde görülen 50 milyon yaşındaki ağustos böceği larvası, günümüzdeki ağustos böceği larvalarıyla tıpatıp aynıdır. Aradan geçen 50 milyon yıl böceğin fiziksel yapısında herhangi bir değişime neden olmamıştır. Bu durum, evrim teorisinin böceklerin evrimi masalının geçersizliğini bir kez daha bizlere hatırlatmakta, Yaratılış gerçeğini gözler önüne sermektedir.

Ağustos Böceği

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Polonya

Ağustos böceklerinin arka kısmında hava kesecikleri üzerine yerleşmiş sağlı sollu iki plak vardır. Ağustos böceği, taş kadar sertleşmiş bu plakları çalarak o çok iyi bilinen sesini çıkarır. Plak, bağlı olduğu kas tarafından çekilip bırakılınca, boş bir teneke kutunun çıkardığına benzer bir ses oluşur. Böceğin yaptığı bu çekmebırakma işlemi saniyede ortalama 500 kez tekrarlanır. Göğüs kalkanının karın tarafında bulunan uzantının açılıp kapanmasıyla ses yükselir veya alçalır. İnsan kulağı, saniyenin onda birinden daha kısa süreli açılıp kapanmaları, yani ses kesilmelerini fark edemediği için ağustos böceğinin cızırtısı bize sürekli devam ediyormuş gibi gelir. Fosillerden anlaşılmaktadır ki, bu özelliğe milyonlarca yıl boyunca yaşamış tüm ağustos böcekleri sahiptir.

Resimdeki ağustos böceği fosili dikkatle incelendiğinde de, günümüzdeki örnekleriyle hiçbir farkı olmadığı kolaylıkla anlaşılmaktadır. Aradan geçen 50 milyon yıl süresince gerek kafatasında, gerek iskelet ve kanat yapısında, gerekse ses çıkarmak için kullandığı plaklarda en ufak bir değişiklik meydana gelmemiştir.


Çekirge

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Darwin hayattayken, mevcut fosil bulgularının teorisini doğrulamadığının farkındaydı. Ancak ilerleyen tarihlerde fosil sayısının artacağını ve bulunacak fosiller içinden mutlaka teorisini destekleyecek bulgular elde edileceğini düşünüyordu. Darwinistler de Darwin'in bu ön görüsüne kayıtsız şartsız inanmışlardı. Ancak elde edilen her yeni fosille, hem Darwin'in ön görüleri yalanlandı hem de Darwinistlerin bütün umutları suya düştü. Canlılığın evrim geçirdiğini gösteren hiç fosil bulunmadı. Bulunan her fosil, Yaratılış'ın reddedilemez bir gerçek olduğunu ortaya koydu. Bunlardan biri de resimdeki 25 milyon yıllık çekirge fosilidir. 

Kambur Sinek

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Resimdeki kambur sinek, bundan 45 milyon yıl önce yaşamıştır. Şu an dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan türdeşleriyle tamamen aynı özellikleri göstermektedir. Bu da evrimin hiçbir zaman yaşanmadığının önemli delillerinden biridir. Kuşkusuz Allah için, şu an yeryüzünde var olan canlıların tümünü, evreni, gezegenleri ve daha nicesini, dilediği zaman yok edip dilediği zaman tekrar yaratmak çok kolaydır. Bu, evrimcilerin kavrayamadıkları çok önemli bir gerçektir.

Dans Sineği

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Diptera takımının bir başka üyesi de Empididae (dansçı sinekler) familyasına mensup olan dans sineğidir. Bir amberin içinde fosilleşen bu canlı, tüm özellikleriyle muhafaza olmuş, böylece yaşayan benzerleriyle hiçbir farkının olmadığı açıkça görülmüştür. Somut bulgular, evrimin hayal ürünü bir senaryo olduğunu ortaya koymuş, teoriyi tamamen geçersiz kılmıştır.

İşçi Karınca

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Resimde görülen işçi karınca Hymenoptera (zar kanatlılar) takımına Formicidae familyasına dahildir. Açıkça görüldüğü üzere, günümüz işçi karıncalarından farksızdır.
Olaylara objektif bakan ve mantıklı düşünen bir insan için aslında gerçek apaçıktır: Bilimin ulaştığı son noktada evrim teorisinin yeri yoktur. Darwinistler, kendi zihinlerinde oluşturdukları bir hayalin peşinden gitmekte, her türlü bilimsel delile rağmen bu saplantılarından bir türlü vazgeçememektedir.

Dans Sineği

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Resimde Rusya'dan bulunmuş, 45 milyon yıl öncesine ait bir dans sineği fosili görülmektedir. Bu canlı da diğerleri gibi amber içinde fosilleşerek tüm özellikleriyle günümüze ulaşmıştır. Bu haliyle evrimcilerin, Allah'ın kusursuz yaratışı karşısında, her zaman olduğu gibi, ne kadar büyük bir mağlubiyet yaşadıklarını bir kez daha ortaya koymaktır.

Elateridae (Takla Böceği)

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Tarihin hiçbir döneminde evrim yaşanmamıştır ve fosiller bunu en güzel şekilde delillendirmektedir. Fosiller, günümüzden milyonlarca yıl önce yaşamış olan canlıların birer yaratılış harikası olduklarını ve Allah'ın üstün gücü ile bir anda, kusursuz şekilde var edildiklerini göstermektedir. Evrimcilerin teorilerini destekleyecek en önemli dayanaklarından biri olmasını umdukları paleontoloji, Yaratılış gerçeğini desteklemiş ve evrim teorisini geçersiz kılmıştır. Resimdeki 45 milyon yaşındaki Elateridae fosili de bu gerçeği bir kez daha vurgulamaktadır.

Güve Sineği

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Evrimciler tüm arayışlarına ve uğraşlarına karşın, fosil kayıtlarında herhangi bir canlı türünün evrimle ortaya çıktığına dair en küçük bir kanıt dahi bulamamışlardır. Resimdeki 45 milyon yıllık güve sineği amberi de evrimcilerin ne kadar çıkmaz bir yolda olduklarının, boşa çaba sarf ettiklerinin açık bir ispatıdır. Diğer tüm canlılar gibi, güve sinekleri de hep güve sineği olarak yaşamış, başka bir canlıdan türememiş, var oldukları müddetçe evrimsel bir değişim geçirmemişlerdir.

Asalak Yaban Arısı

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Rusya

Darwin'in ileride bulunmasını beklediği ara geçiş örnekleri, Darwin'in ardından 150 yıla yakın süre geçmesine rağmen hala bulunamamıştır. Sayısız canlı türünün, herhangi bir evrim süreci olmadan ortaya çıktıkları bilimsel delillerle ispatlanmıştır. Bu kadar delile rağmen teoriyi savunma konusunda cahilce diretmek şiddetli bir ön yargının göstergesidir. Bu konuda evrimcilere sunulabilecek sayısız delilden biri de, 50 milyon yıl önce yaşamış Braconidae familyasından olan bu arıdır. 50 milyon yıldır değişmeyen yapısıyla bu canlı, evrimcilerin yanlış yolda olduklarını söylemektedir.

Uzun Bacaklı Sinek

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Resimdeki uzun bacaklı sinek gibi, bu kitapta gördüğünüz yüzlerce (ve dünya üzerindeki milyonlarca) fosil, evrim diye bir olayın kesinlikle yaşanmadığının, canlıların dünya üzerinde bir anda kusursuz olarak ortaya çıktığının, yani yaratıldığının apaçık ispatıdır. Tüm evreni ve içindeki canlı cansız tüm varlıkları, yerlerin göklerin ve bu ikisi arasındaki herşeyin sahibi olan Yüce Allah yaratmıştır. Evrimciler bir ön yargıya saplanmış şekilde, büyük bir cahillik içinde bu teoriyi savunmaktadır. Onlara en güzel cevaplardan birini ise fosiller vermektedir. Fosiller hiçbir tartışmaya yer vermeyerek, evrimin bir kandırmaca olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Örümcek

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Evrim iddiasının doğru olup olmadığının görülebileceği en önemli ve net bulgulardan biri fosil kayıtlarıdır. Bugüne kadar yeryüzünün oldukça büyük bir alanı kazılıp araştırılmış, milyonlarca fosil bulunmuştur. Bu fosiller içinde, geçmişte evrim yaşandığını gösteren hiçbir örnek çıkmamıştır. Fosil kayıtları, her yönüyle, Allah'ın Yüce Varlığı'nı, mükemmel yaratma sanatını ve üstün kudretini göstermektedir. Amber içindeki 45 milyon yıllık bu örümcek de, Yaratılış gerçeğinin delillerinden olan bir fosildir. 

Güve

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Bilimin hiçbir dalı, evrim teorisini desteklememekte, aksine sürekli olarak onu çürütecek deliller sunmaktadır. Canlılar evrimleşmemişlerdir. Amberin içinde fosilleşmiş olan bu güve de 45 milyon yıldan beri bu gerçeğin bir ispatı olarak durmaktadır. Yakından incelendiğinde, bugünkü güvelerden hiçbir farkı olmadığı, yani güvelerin de, diğer canlılar gibi, evrim geçirmedikleri anlaşılacaktır. 45 milyon yıl önce yaşayan güveleri de günümüzdekileri de  şu anki halleriyle kusursuz olarak yaratan Allah'tır.

Kelebek Larvası

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Polonya

Evrimcilerin yaklaşık 150 yıldır hikayesini anlatıp durdukları "evrim süreci" bir hayaldir. Evrim yaşanmamıştır. Canlılar evrimleşerek gelişim göstermemişler, birbirlerinden dönüşerek türleri meydana getirmemişlerdir. Evrim teorisinin "tek bir iddiası" bile bilimsel olarak kanıtlanmamıştır. Darwinizm, en büyük dayanağı ve en önemli şahidi olması gereken fosil kayıtlarından "tek bir delil" getirememiştir. Aksine 50 milyon yıllık kelebek larvası fosili gibi, tüm fosiller evrimi yerle bir etmişlerdir.

Raphidioptera (Deve Sineği) Larvası

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Polonya

Yaklaşık 100 türü olduğu bilinen deve sinekleri, ağaçlık alanların gölgelik kısımlarında yaşarlar. Raphidioptera larvaları yırtıcıdır. Başta zararlı yaprak bitleri olmak üzere küçük hayvanlarla beslenirler. Larvaların gelişimi ortalama iki yıl sürer. Bu iki yıl içinde larva pek çok evreden geçer.

Resimde görülen 50 milyon yaşındaki Raphidioptera larvasının günümüzdeki Raphidioptera larvalarıyla tamamen aynı olduğu kolaylıkla görülebilmektedir. Bu durum Darwinistlerin çarpıtma ve yönlendirmelerinin gizleyemeyeceği bir gerçeği ilan etmektedir: Canlılar hiçbir şekilde evrimleşmemiştir.

Örümcek

Dönem: Senozik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Polonya

Mimetidae familyasına dahil olan bu örümceklerin en belirgin özelliklerinden biri düşmanlarını ve avlarını fışkırttıkları salgılarla etkisiz hale getirmeleridir. Yaklaşık olarak 200 türü bilinmektedir. Bundan milyonlarca yıl önce yaşayan örümceklerin her türü, fiziksel yapıları, yuva yapma şekilleri, avlanış yöntemleri ile günümüzdeki örümcekler, türleriyle aynı özelliklere sahiptir. Bu aynılık, canlıların evrim geçirmediğinin en önemli ispatlarından biridir.

Archaeognatha (Tüylü Kuyruk)

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Polonya

Tüylü kuyruklular takımının, Archaeognata alt takımına dahil olan bu böceklerin, farklı familyaları hem kuzey hem de güney kürede yaşar. Bacak, anten veya uzantılarından biri kesildiğinde, bu uzuv yeniden çıkmaktadır. 50 milyon yıl önce yaşamış olan Archaeognata'ların yapısal ve görsel olarak günümüzdeki örneklerinin aynısı olduğunu gösteren bu fosil, aynı zamanda evrimin hiçbir zaman yaşanmadığının da delilidir. Tüm canlılar gibi, Archaeognataları da Yüce Allah yaratmıştır. 

Asalak Arı

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Polonya

Asalak arılar (Ichneumonoidea) üst familyasına dahil olan tüm canlıların ortak özelliği parazit yaşam sürmeleridir. Tüm dünya genelinde farklı türlerine rastlanır, ancak yoğun olarak kuzey yarım kürede yaşarlar.

On milyonlarca yıldır değişmeyen yapıları ve görünümleriyle asalak arılar da evrimi yalanlamaktadır. Evrimcilerin asalak arıların sözde ortak atası olarak gösterebilecekleri hiçbir canlı yoktur. Söz konusu canlıların hangi aşamalardan geçerek bugünkü yapılarını kazandıklarını da açıklayamazlar. Çünkü fosil kayıtlarında ne böyle bir atanın izine rastlanmakta ne de asalak arıların herhangi bir aşamadan geçtiği görülmektedir. Tüm canlılar gibi tüm asalak arı fosillerinin de ortak özelliği "değişmezlik"tir.

Phasmatidae (Cadı Çekirgesi)

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Polonya

Phasmatidae familyasına dahil olan bu canlıların önemli özelliklerinden biri renk değiştirebilme yeteneğine sahip olmasıdır. Işığın, sıcaklığın, nemin hatta besinin durumuna göre renklerini değiştirebilir. Bu değişim, pigment yoğunluğunun yer değiştirmesi ya da pigmentlerin yeniden oluşumuyla meydana gelir.* Resimde görülen 50 milyon yaşındaki Phasmatidae tıpkı bugün yaşayan örnekleri gibi rengini değiştirebiliyordu. Günümüzde yaşayan Phasmatidae hangi özelliklere sahipse, 50 milyon yıl önce yaşayanlar da aynı özelliklere sahipti. Bu gerçek karşısında, evrimcilerin sözde ilkelden gelişmişe doğru ilerleme, aşama aşama gelişme gibi iddialarının bir anlamı kalmamaktadır.

* Ali Demirsoy, Yaşamın Temel Kuramları, Cilt II, Kısım II, s. 406

Kelebek Larvası

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Polonya

Larva, kelebeğin gelişim aşamalarından biridir. Larvalar başkalaşım geçirerek erginleşir ve renkli kanatlarıyla, çok güzel birer kelebek haline gelir. Bu başkalaşım milyonlarca yıldır aynı şekilde gerçekleşmekte ve bu süreç hiç bir şekilde değişmemektedir. Resimde görülen 50 milyon yaşındaki kelebek larvası da hiçbir şekilde evrimleşmemiştir, günümüz kelebek larvalarıyla tamamen aynıdır.

Canlıların kökeni hakkındaki evrim iddiası bilimsel gerçeklere dayanmayan, ateist ve materyalist bir açıklamadır. Darwinizm, hayali senaryolara, sahte delillere, karmaşık masallara dayanan saplantılı bir spekülasyondan ibarettir. Canlılığın kökeninin aslı ise, sayısız delilin tasdik ettiği Yaratılış gerçeğidir.

Diğer Amberler
1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 -7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15
16 - 17 - 18 - 19 - 20