Kalkıkkuyruk Böceği ve 2 Sinek (yukarıda solda)

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Kısakanatlı kınkanatlılar familyasına dahil olan kalkıkkuyruk böceklerinin (resimde üstte solda küçük resim) bilinen en eski fosilleri Trias dönemine (248 - 206 milyon yıl) aittir. Bu böcekle birlikte, iki sinek aynı amberin içinde fosilleşmiştir. Bu fosil, 45 milyon yaşındadır. 200 milyon yıl önce yaşamış olan kalkıkkuyruk böcekleri ve sineklerin de 45 milyon yıl önce yaşamış olanların da, günümüzde halen varlıklarını devam ettirenlerin de birbirlerinden hiçbir farkı yoktur. Evrimin olmadığının delili olan bu durum, Yaratılış'ın ise açık bir gerçek olduğunu gözler önüne sermektedir.

Yalancı Klik Böceği (yukarıda sağda)

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Eucnemidae familyasına dahil olan bu böcekler, genellikle kahverengi veya siyah renkli olup, daha çok ormanlık alanlarda yaşarlar. Fosiller, yalancı klik böceklerinin hep yalancı klik böceği olarak var olduklarını, başka bir canlıdan türemediklerini, herhangi bir değişime uğramadıklarını göstermektedir.Aradan geçen on milyonlarca yıla rağmen hiç değişmeyen yalancı klik böcekleri, Darwinistlerin iddialarını yalanlamaktadır.


Ayakparmağı Kınkanatlısı, Kara Kanatlı Mantar Sivrisineği (yukarıda solda)

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Byrrhidae familyasına dahil olan bu kınkanatlılar, genellikle nemli çimenlerde, su kenarlarında ve ormanlarda yaşarlar. Kara yosunlarıyla ya da bazı bitki türleriyle beslenirler. Diptera familyasına dahil olan kara kanatlı mantar sivirisineklerinin ise tanımlanmış 1700 türü bulunmaktadır.

Resimde görülen fosil her iki böcek türünün de on milyonlarca yıldır değişmediklerini, yani evrim geçirmediklerini göstermektedir. 45 milyon yıldır aynı olan bu böcekler evrimi geçersiz kılmakta, Yaratılış'ı teyit etmektedir.

Koşnil (yukarıda sağda)

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Koşniller birçok bitkide yarımküre şeklinde yapışmış olarak duran; yapışkan, tatlımsı bir sıvı salgılayan canlılardır. Yumuşak koşnil, yünlü koşnil, yarım küreli koşnil, incir koşnili olarak isimlendirilen 7.000'e yakın türü olan bu canlılar bitkilere bağlı parazit bir yaşam sürerler. Koşnillerin üreme şekli dikkat çekicidir. Dişiler mayıstan itibaren 3000 kadar yumurtayı, sırt kısımlarından oluşmuş kabuklarının altına bırakırlar ve bu kabuğun altında embriyonik gelişme sürdürülür. Genç larvalar böylece korunur. Kısa bir süre içinde oval yapılı larvalar, serbestçe hareket ederek başka bitkilere doğru göç ederler.

Bu canlıların özelliklerini bilmek son derece önemlidir çünkü bu özellikler bilinmediğinde son derece küçük olan bu canlıların basit varlıklar oldukları zannedilmektedir.

Tamamen bir aldatmacaya dayalı olan evrim teorisinin takipçileri de insanların bu bilgi eksikliklerinden faydalanır ve bu tür canlıların kompleks özelliklerini pek fazla dile getirmezler. Çünkü bu canlıların üreme şekilleri, bitkilerle ortak bir yaşam sürmeleri gibi özellikleri evrim teorisinin iddialarıyla açıklanamayacak kadar komplekstir.


Yaban Arısı (yukarıda solda)

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

45 milyon yıl önce amber içinde kalarak bugüne kadar gelmiş olan bu yaban arısı türü, parazit olarak yaşayan bir canlıdır. Günümüzde tanımlamış yaklaşık 12.000 türü vardır ve hatta dünya geneline yayılmış olarak 40.000-50.000 türü yaşadığı tahmin edilmektedir. Bu yaban arıları yumurta bırakmak için diğer böcek türlerini seçer ve bunları felç ederler. Sonra da bu böceğin içine yumurtlayarak larvalarına rahatça gelişebilecekleri bir ortam sağlarlar. Bazı türlerin felç ettikleri canlılar ölür bazıları ise larvalara uygun olacak şekilde az hareketli ve steril hale gelirler. Milyonlarca yıl önce yaşayan türleri "ilkel" olarak nitelendiren evrimciler, amber içindeki bu milyonlarca yıllık örneklerin günümüzdekilerle birebir aynı olmasına hiçbir açıklama getirememektedirler. Günümüzdeki yaban arısı ile geçmişteki örneklerinin tamamen aynı olması, bu canlıların hiçbir zaman evrim geçirmediklerinin apaçık bir kanıtıdır.

Genişhortumlu (yukarıda sağda)

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Baş kısmının öne doğru uzamasıyla dikkat çeken bu kınkanatlı böcek türü 45 milyon yıldır amber içinde muhafaza edilmiştir. Böceğin günümüzdeki örneği ile amber içindeki fosili karşılaştırıldığında milyonlarca yıldır hiçbir değişiklik göstermediği açıkça anlaşılmaktadır. Bu da evrim teorisinin zaman içinde küçük değişikliklerle türlerin yeni türlere dönüşmesi iddiasının hiçbir geçerliliğinin olmadığını açıkça göstermektedir. İngiliz matematikçi ve astronom Sir Fred Hoyle da, evrimci iddianın bu geçersizliğini şu sözleriyle ifade etmektedir:

"On bin böcek ve  otuz binin üzerinde örümcek türünün ve bir o kadar da deniz canlısının fosilleri incelendi. Ancak bugüne kadar küçük değişikliklerin yol açtığı önemli evrimsel ara geçiş vakalarına rastlanmadı." (Fred Hoyle, "The Intelligent Universe: A New View of Creation and Evolution, s. 43)


Çiçek Böceği (yukarıda solda)

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Scarabaediae familyasına dahil olan çiçek böcekleri, bazı çiçeklerin yapraklarını yemeleriyle bilinirler. Fosil kayıtları, diğer tüm böcekler gibi bu böcek türünün de, soyları devam ettiği müddetçe hiç değişmediklerini göstermektedir. Bu canlıların hiçbir ara formu yoktur ve söz konusu böcekler evrimin geçerli olmadığının canlı birer kanıtıdır. Fosil kayıtlarında evrim teorisine delil olarak gösterilebilecek tek bir ara geçiş formuna rastlanmadığını ise evrimciler şöyle itiraf etmektedirler:

Kasım 1980'de Chicago Doğa Tarihi Müzesi'nde 150 evrimcinin katıldığı, dört gün süren ve kademeli evrim teorisinin sorunlarının ele alındığı bir toplantıda söz alan evrimci Boyce Rensberger: "... Kademeli değişim yerine, her türün fosilleri bütünüyle farklı olarak ortaya çıkmakta, değişmeden kalmakta, sonra da soyu tükenmektedir. Ara formlar bilinmemektedir." (Boyce Rensberger, Houston Chronicle, 5 Kasım 1980, blm. 4, s. 15 )

Yalancı Akrep, Sinek (yukarıda sağda)

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Baltık amberi içinde yalancı akrep (resimde üstte sağda) ve sinek (resimde üstte solda) görülmektedir. Yalancı akrepler gerçek akreplere benzemekle birlikte kuyrukları yoktur. Özellikleri son derece küçük olmalarıdır. Uzunlukları 2 mm'den başlar ve 8 mm'yi geçmez. Nitekim amber içindeki örneğinde de bu özellikleri açıkça görülmektedir. Yakın zamana kadar yalancı akreplerin sadece 45 milyon yıl öncesine kadar var oldukları sanılıyordu fakat günümüzde 380 milyon yıl öncesine (Devonyen dönem) ait örnekleri de bulunmuştur.   

Yalancı akrepler 400 milyon yıla yakın bir zamandır hiçbir değişim göstermemişlerdir ki bu da evrim teorisini yalanlamaktadır. Yine amber içinde görülen sinek de milyonlarca yıldır yeryüzünde aynı özelliklerle varlığını sürdüren ve Darwin'i yalanlayan canlılardan bir diğeridir.

Tüylü Mantar Böceği (yukarıda solda)

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Eğer evrim yaşanmış olsaydı, yeryüzünde sayısız canlı türünün evrimleşerek gelişme aşamalarına ait örneklerinin bulunması gerekirdi. Dolayısıyla, tek bir türün, tam gelişmemiş binlerce fosili bulunmalı, organlarının yarı gelişmiş halleri, fosil kayıtlarında olduğu gibi durmalıydı. Ancak milyarlarca fosil arasından "tek bir örnekte" bile, bu iddiayı doğrulayan bir özelliğe rastlanmamıştır. Dahası canlılar, bugünkü hallerinden farklı değildirler. Yaklaşık 45 milyon yıllık tüylü mantar böceği de, bunu doğrulayan örneklerden biridir.

Uzunbacaklı Sinek, Evcikli Böcek (yukarıda sağda)

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Amber içinde uzunbacaklı sinek ve evcikli böcek görülmektedir. Güve benzeri bir canlı olan evcikli böceğin larvaları suyun altında yaşarlar. Düşmanlarından gizlenmek için kendi çevrelerinde boru şeklinde sığınaklar inşa eden larvalar, bu işi yapabilecekleri bir ipek üretme sistemine sahiptir. Kendi ürettikleri ipek ile ördükleri bu sığınakları daha sonra sopa, çakıl taşı ve suda buldukları malzemeleri kullanarak düzenlerler. İlginç bir görünüme sahip olan yuvalarının içinde mükemmel bir şekilde kamufle olan evcikli böcek larvalarını fark etmek oldukça zordur. Söz konusu böcek larvaları milyonlarca yıldır aynı yöntemleri kullanarak düşmanlarından korunmaktadırlar. Nitekim böceğin amber içindeki 45 milyon yıllık örneği de bu canlının hiçbir zaman evrim geçirmediğinin kanıtıdır.


Karınca (yukarıda solda)

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Teknoloji, kollektif çalışma, askeri strateji, gelişmiş bir iletişim ağı, örnek ve rasyonel bir hiyerarşi, disiplin, kusursuz bir şehir planlaması... İnsanların her zaman yeteri kadar başarılı olamadığı bu alanlarda, karıncalar daima başarılıdırlar. Ve bu durum on milyonlarca yıldır aynıdır.

Bundan 45 milyon yıl önce yaşayan karıncalar da günümüzdeki karıncalar da aynı üstün özelliklere sahiptir.

Bal Arısı (yukarıda sağda)

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Bal arıları diğer bütün canlılar gibi kendi türlerine özgü davranışlara sahiptirler. Bu davranışlar da evrimciler açısından soru işaretleri ile doludur. Örneğin evrimciler bal arılarının petek yapımında kullandıkları akıl almaz hesapları evrim teorisinin hiçbir hayali mekanizması ile açıklayamamaktadırlar. Charles Darwin de arıların davranışlarını kendi teorisinin mekanizmaları ile açıklamakta zorlandığını itiraf etmiştir. Türlerin Kökeni adlı kitabında sorduğu bir soru ile Darwin, kurucusu olduğu teorinin bu canlılar konusunda içine düştüğü çelişkiyi şöyle vurgulamaktadır:

"...İçgüdüler doğal seçmeyle kazanılabilir veya değişikliğe uğratılabilir mi? Arıyı, -büyük matematikçilerin buluşlarından çok önceden- petek gözlerini yapmaya yönelten içgüdü için ne diyeceğiz?" (Charles Darwin, Türlerin Kökeni, s.186)


Yılansineği Larvası (yukarıda solda)

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Yılansinekleri ormanların kenarlarındaki her çeşit ağaç, çalı ve ot üzerinde ve genellikle gölgelik kısımlarda bulunan böceklerdir. Larvaları en düz yüzeylere dahi tırmanabilecek bir yapışma organına sahiptir. Bu canlı yaklaşık 45 milyon yıl önce de, günümüzdekiler gibi son derece üstün donanımlara sahipti. Söz konusu canlının her detayı, amberlerde oldukça korunmuş şekilde günümüze kadar gelmiştir. Canlının mükemmel şekilde korunmuş olan özellikleri, evrimcileri tamamen açıklamasız bırakmaktadır. Spekülasyonlara mahal vermeyecek kadar belirgin yapılar, milyonlarca yıl boyunca hiçbir evrimleşmenin gerçekleşmediğini açıkça ilan eder.

Cırcır Böceği (yukarıda sağda)

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Cırcır böcekleri parlak renkli, yuvarlak iri başlı, kısa kanatlı, uzun antenli böceklerdir. 2 cm boylarında olup, gündüz kazdıkları çukurlarda gizlenirler, gece faaliyet göstererek öterler. Sadece erkekleri ön kanatlarını birbirine sürterek ses çıkarırlar ve dişileri kendilerine çekerler. Resimdeki amber içinde yaklaşık 45 milyon yıldan beri hiç bozulmadan kalmış olan bir cırcır böceği görülmektedir. Bu böceğin günümüzdeki örneğine baktığımızda tamamen aynı özellikleri taşıdığını görürüz. Bu da bize binlerce canlı örneğinde gördüğümüz gibi canlıların ilk yaratıldıkları günden bu yana aynı özellikleri taşıdıklarını, dolayısıyla hiçbir zaman evrimleşmediklerini kanıtlamaktadır.


Elebobata tertiaria (yukarıda solda)

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

"Yaşayan bir organizma ile onun uzak jeolojik geçmişteki fosilleşmiş ataları arasında karşılaştırabileceğimiz herhangi bir parça üzerinde neredeyse hiçbir değişiklik yok gibi görünmektedir... Yaşayan fosillerin sırrını tam anlamıyla çözemedik." (http://www.nwcreation.net/fossilsliving.html)

Yukarıdaki sözler, Darwin'in önderliğinde geliştirilmiş olan aşamalı evrim teorisinin çaresizliği karşısında ortaya atılmış olan sıçramalı evrim teorisinin savunucularından Amerika Doğa Tarih Müzesi paleontoloğu Niles Eldredge'e aittir. Eldredge'in bu sözleri, resimde görülen 45 milyon yıllık sinek gibi yaşayan fosillerin eksiksiz bir biçimde günümüze geldiklerini ve bu durumun evrimciler açısından bir çıkmaz oluşturduğunu açıkça sergiler niteliktedir.

Kırkayak, 2 Örümcek (yukarıda sağda)

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Baltık amberi içinde yer alan 45 milyon yıllık kırkayak ve iki örümceğin günümüzdeki örneklerinden hiçbir farkı olmadığı açıkça görülmektedir.

Örümceklerin mekanik tuzaklar kuran, suyun dibine yuvalar yapabilen, ağdan yaptığı kementlerle avlanan, kimyasal zehirler püskürtebilen, kendi boyunun yüzlerce misli yükseklikten bir ipe tutunup atlayan, vücudunda çelikten sağlam ipler üreten, avlanmak için kamuflaj yapabilen türleri vardır. Bu canlılar aynı zamanda mimarlık ve mühendislik harikası ağlar kurabilirler. Örümceklerin vücutlarında, bir dokuma fabrikası gibi çalışan taraklar, kimyevi maddeler üreten laboratuvarlar, çok güçlü sindirim salgıları üreten organlar, en hassas titreşimleri hisseden algılayıcılar, zehir enjeksiyonu yapabilen güçlü kıskaçlar ve bunlar gibi Yaratılış'a delil teşkil eden birçok özellik vardır. Bütün bu özellikleriyle düşünüldüğünde, örümcek tek başına evrim teorisine meydan okuyan, Darwin'in tesadüf iddiasını bir kez daha çürüten önemli bir delildir.


Suikastçi Böcek (yukarıda solda)

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen - Miyosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Reduviida (yırtıcı tahtakuruları) familyasına dahil olan bu böceklerin çeşitli türleri chagus hastalığını yayan ana faktörlerdir. Darwin'i zehirleyerek onun yaşamını hasta bir şekilde geçirmesine neden olan suikastçi böcek, antenini zehiri enjekte etmek için kullanır ve karşısındaki canlının dokularını eritip sıvılaştırır. Bu olağanüstü savunma sistemine sahip olan canlı, aynı özelliklere bundan yaklaşık 25 milyon yıl önce de sahiptir. O dönemde de aynı yöntemi kullanmakta, o dönemde de aynı şekilde yaşamaktadır. Canlının 25 milyon yıl önceki halinin ilkel bir form olmadığını, bugünkü örneklerden hiçbir fark taşımadığını fosil kayıtları bize açıkça göstermektedir. İşte Darwinizm'i açmaza sokan en büyük delillerden biri budur.

Dikenli Kınkanatlı (yukarıda sağda)

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Rusya

Canlılar, mükemmel özelliklere sahip son derece kompleks varlıklardır. Tek bir böceğin üzerindeki bir tüycük bile fonksiyoneldir ve o canlının yaşaması için gereklidir. İşte bu nedenle canlı yapıları indirgenemez kompleksliktedirler. Allah'ın yarattığı mükemmel canlı sistemleri, bir bütünlük halinde işlerler. 50 milyon yıllık dikenli kınkanatlıda, şimdikinden daha ilkel özellikler bulmak imkansızdır. Bu canlıyı şu anda mükemmel şekilde yaratan Allah, onu 50 milyon yıl önce de aynı şekilde yaratmaya kadirdir ve fosil kayıtları bu gerçeği Darwinistlere sürekli yeni örneklerle göstermektedir.


Çomak Böceği (yukarıda solda)

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Darwinistlerin iddialarını yalanlayan canlılardan biri olan çomak böcekleri, uzun ince bir bedene sahiptirler. Yapıları, görünümleri ve özellikleri on milyonlarca yıldır hiç değişmemiştir. 45 milyon yıldır aynı kalan bu böcekler, canlıların küçük değişiklikler geçirerek geliştikleri iddiasında olan evrimin geçersizliğini gözler önüne koymaktadır.

Kırkayak (yukarıda sağda)

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Bilinen en eski fosil örnekleri Devoniyen dönemine (417 - 354 milyon yıl) ait olan kırkayaklar, yüz milyonlarca yıl boyunca değişmeyen yapılarıyla evrim teorisine meydan okuyan çok sayıdaki canlıdan biridir. Resimde görülen amber içindeki kırkayak fosili ise 45 milyon yaşındadır. 300 milyon yıl önceki kırkayakların da, 45 milyon yıl önce yaşamış olanların da, bugünkülerin de birbirlerinin tıpatıp aynı olması Darwinistlerin canlılığın kökenine dair tüm iddialarını çökertmiştir.

Arı (yukarıda solda)

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Resimde görülen arı, Chalcidoidea üst familyasına dahil olan bir arıdır. Bu üst familyadaki arıların önemli bir özelliği uçarken çoğunlukla sivrisineklerle veya sineklerle karıştırılmalarıdır. Oldukça küçük (1 - 20 mm) olan bu arılar, on milyonlarca yıldır aynı yapılarını ve özelliklerini muhafaza etmektedirler. 45 milyon yıldır değişmeden varlıklarını devam ettiren bu canlılar karşısında, Darwinistlerin yapması gereken iddialarının gerçeği yansıtmadığını kabul etmeleridir.

Çıyan (yukarıda sağda)

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Darwinistler bugüne kadar teorilerini destekleyecek bir tane dahi fosil ortaya koyamamışlardır. Bu nedenle ya bulunan fosiller üzerinde çarpıtmalar yapar ya da sahte fosiller üretirler. Bir yandan da teorilerini yıkan milyonlarca fosil örneğini özenle halktan saklarlar. Ancak artık gerçekler saklanamayacak durumdadır. Fosiller canlıların değişmediklerinin, yani evrim geçirmediklerinin delillerindendir. Bu delillerden biri de resimde görülen 45 milyon yaşındaki çıyan fosilidir.


Kırkayak (yukarıda solda)

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Örümceklerin hep örümcek, sivrisineklerin hep sivrisinek olarak var olması gibi kırkayaklar da hep kırkayak olarak var olmuşlardır. Resimde görülen 45 milyon yıllık kırkayak fosili bu gerçeği teyit etmektedir. Sayısız yaşayan fosil örneği karşısında, evrim teorisinin artık tarihin tozlu sayfalarına gömülme vakti gelmiştir. Bu durum geniş kitleler tarafından fark edilmiş ve anlaşılmıştır, ne var ki bir avuç Darwinist ideolojik kaygılar nedeniyle gerçeklere gözlerini kapamaktadır.

Kırkayak (yukarıda sağda)

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Kırkayaklar kendilerine özgü yapılarıyla bir anda fosil kayıtlarında ortaya çıkarlar. Ve bilinen en eski kırkayaklarla (yaklaşık 417 - 354 milyon yaşında) günümüzdeki kırkayaklar tamamen aynı yapıya sahiptir. Bu aynılık, evrimcileri büyük bir çıkmaza sokmaktadır. Üstelik sadece kırkayaklar değil, tüm türler için aynı şey söz konusudur. Bunun da anlamı açıktır: Canlılar evrim geçirmemiş, Rabbimiz tarafından yaratılmışlardır.


Kanatlı Yaprak Biti (yukarıda solda)

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Yaprak bitlerinin bilinen en eski fosilleri Karbonifer dönemine (354 - 290 milyon yıl) aittir. Resimdeki amber içinde kanatlı yaprak biti fosili ise 45 milyon yaşındadır. Bu canlıların var oldukları ilk andan itibaren hiçbir değişikliğe uğramadıklarını gösteren bu fosiller, aynı zamanda söz konusu canlıların evrim geçirmediklerinin de bir delilidir.

Dikenli Kınkanatlı (yukarıda sağda)

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Çoğunlukla tropik bölgelerde yaşayan bu canlılar, 1 cm'den küçüktürler. Karın bölgelerinin arkasının bir dikeni andırır şekilde uzun olmasından dolayı bu ismi almışlardır.

Resimde görülen 45 milyon yıllık fosil ile günümüzde yaşayan örnekleri arasında hiçbir fark yoktur. 45 milyon yıldır aynı kalan bu canlının gösterdiği gerçek ise açıktır: Evrim sadece Darwinistlerin hayallerinde yaşanmış bir süreçtir. Gerçekte ise evrim yaşanmamıştır. Canlılar üstün güç ve kudret sahibi Rabbimiz olan Allah'ın eseridir.


Çıyan (yukarıda solda)

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

45 milyon yıllık Baltık amberi içinde görünen çıyan, günümüzdeki örneklerinden tamamen farksızdır. Üstelik çıyanlar bundan çok daha eski dönemlerden beri dünya üzerinde yaşamaktadırlar. En eski çıyan fosilleri Devoniyen döneme aittir yani yaklaşık 400 milyon yıllıktır. Bu da bize çıyanların 400 milyon yıldır hiçbir evrim geçirmeden, sahip oldukları gelişmiş sistemler ile yaşadıklarını göstermektedir.

Tüylü Mantar Böceği, Uzun Bacaklı Sinek (yukarıda sağda)

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Resimdeki amber içinde iki farklı canlı yer almaktadır. Tüylü mantar böceği küçük, oval, tüylü bir böcektir. Mantarların üzerinde bulunan bu böcek genellikle siyah veya kahverengidir. Amber içinde 45 milyon yıllık örneğini gördüğümüz bu böcek günümüzde de aynı özellikleri taşımaktadır. Amber içindeki uzun bacaklı sinek ise Kretase döneminden (144 - 65 milyon yıl) kalma örnekleri olan, yüz milyon yıldan fazla bir süredir hiçbir değişiklik göstermemiş bir canlıdır. Günümüzdeki örnekleri ile tamamen aynı olan bu canlı, evrimci iddiaları tek başına geçersiz kılmaktadır.

Uzun Bacaklı Sinek (resimde altta solda)
Tüylü Mantar Böceği (resimde altta sağda)

Tos Böceği (yukarıda solda)

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Eosen döneminden kalma bu amberde görülen Tos böceği (deathwatch beetle) diğer tüm böcekler gibi ilginç özelliklere sahiptir. Tos böcekleri larva aşamasında kendileri için gerekli besini yağ dokusu olarak depolarlar ve erginlik dönemlerinde de bu depoyu kullanırlar, dışarıdan başka bir besin almazlar. Odunların içlerinde yaşayan bu canlılar, bağırsaklarındaki bakteri ve mantarlarla selülozu değerlendirirler. Çiftleşme döneminde odun içinde açtıkları galerilerin duvarlarına vurarak, insan kulağı tarafından rahatlıkla duyulabilen bir ses çıkarırlar. Tos böcekleri bu ilgi çekici özellikleri ile milyonlarca yıldır varlıklarını sürdürmektedirler.

Titrek Sinek ve Yaban Arısı (yukarıda sağda)

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Bu amber içinde yer alan iki canlı türü vardır. Resimde görüldüğü gibi üç adet titrek sinek ve bir yaban arısı yaklaşık 45 milyon yıllık kalıntılarını amber içinde bırakan yaşayan fosillerdir. Evrime göre 45 milyon yıl önceki bu canlıların, günümüzdekilerden eksik ve farklı özelliklere sahip olmaları gerekirdi. Milyonlarca yıllık hayali evrim sürecinde bu canlılarda oldukça fazla sayıda ve görülür şekilde değişikliklerin olması gerekirdi. Ancak gerek titrek sineklerin gerekse bu yaban arısı türünün 45 milyon yıl önceki halleri ile bugünkü halleri arasında tek bir farklılık bile bulunmamaktadır.


Yürüyen Çalı

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Yürüyen Çalı isimli böcek yavaş hareket etmesi ve kamuflaj yapması ile tanınır. Uzun bedenleri, bacakları, antenleri ve renkleri ile tıpkı bir çalıya benzerler. Kamuflaj yapan canlılar yaşadıkları ortama son derece uyumlu şekilde yaratılmış vücut yapıları, biçimleri, renkleri ve desenleriyle özel bir koruma altına alınmışlardır.
Bu örnekte görüldüğü gibi canlılar, evrim teorisinin "tesadüf" iddiasını tamamen geçersiz kılan, son derece iyi düzenlenmiş kompleks yapılara sahiptirler. Her canlı, kendi üzerinde, yaratılmış olduğunu bize gösteren deliller taşımaktadır. Kamuflaj yeteneği bu delillerden yalnızca biridir.

Kimi zaman bir bitki üzerinde duran yürüyen çalı böceğini bitkiden ayırt etmek çok zor olabilir.

Diğer Amberler
1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 -7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15
16 - 17 - 18 - 19 - 20